Â
        Â
        Â
        Â
        Â
        Â
        Â
        Â
        Â
 |
|||||||||||||||||||
Â
Â
Â
                    Â
       Â
       Â
 |
|||||||||||||
        Kış mevsimi iyice kendini göstermeye başladı, yeni sezon gardırop alışverişi vakti çoktan geldi de geçiyor. Hazır son derece hevesliyken, kafamızda ihtiyaçlarımızı ve alınacak kıyafetleri belirlemeliyiz. Gardırobunuzda olmazsa olmaz parçalar ve favori renkler nelerdir? Bu parçalar nasıl giyilmeli? En favori aksesuar nedir? Bu soruları gözden geçirelim. Bu sezon defilelerinde ve reklam kampanyalarında gözlediğimiz, daha sonra da sokaklarda görmeye başlayacağımız bazı favori kış kombinleri var. Birçok moda markası, kış sezonu imaj görsellerinde hep aynı tarz görüntüleri yakalamış, aynı aksesuarları, hatta aynı saç modellerini kullanmış. Başak Dizer Fransez’in haberinden  bu yeni tarz kombinlemede birkaç püf noktasına dikkat ederek, kış sezonunun ‘hit’ görüntülerini yakalayabiliriz.
          1- HER KOMBİNE BİR DERİ ELDİVEN: Bu sezon, deri eldivenler, en çok göze çarpan yeni aksesuarlar. Hem kadın, hem erkek hangi model palto veya mont giyerseniz giyin, eldivensiz dışarı çıkmayın. Yalnız deri olmalarına özen gösterin. Bu sezon asi trendden etkilenen ve moda olan, kısa deri motosiklet eldivenleri ise, daha iddialı bir seçim olacaktır. Siyah, gri veya kamel en favori renkler. 2- ASKERİ DETAYLI UZUN PALTOLAR: ‘Military’ akımı son sürat sokaklarda görülmeye başlandı. Geçen bahar sezonu bando ceketleri, metal aksesuarlar, düğmeler ve armalar ile bu akıma giriş yapmıştık. Bu sezon ise erkek için, son derece maskülen detayları olan, yün kumaştan, uzun, kruvaze kesimli, bol metal düğmeli askeri paltolar var. Daha çok subay paltolarını andırıyor. Siz daha detaysız, ama kruvaze bağlanan, bol düğmeli bir paltoyu veya kısa seviyorsanız, bir havacı montunu, dik yaka triko ile jean üstüne giyebilirsiniz.
       3- METAL AKSESUARLI DERİ MONTLAR VE GRİ JEAN:Geçen sezonun hit parçası simsiyah jeanler yerini gri olanlara bıraktı. Gri, dar kesim ve boru paça bir jean üstüne bu sezon en favori parça, fermuar veya metal zımbalı kısa bir deri mont olacaktır. Tavsiyemiz, bu montun, Rock’ n Roll temasına uyum sağlayacak, siyah renkte seçilmesi. Jean altına bağcıklı askeri botlar, postallar, kış için uygun olacaktır. İddiayı sevenler bu botları, jean üstüne de çıkarabilirler.
          4- BALIKÇI TRİKO VE CEKET KOMBİNİ:En son, 90′lı yıllarda kullandık hatırlarsanız. Hatta bu dik yaka trikoları, gömlek içine de giymeye başlayacağız. Son derece maskülen duran bu kombini bu sezon mutlaka deneyin. Örneğin gri, dar kalıp, yün ‘blazer’ınızın içine, ince trikodan gri bir balıkçı kazak ve altına lacivert bir jean giyin. Hem kolay, hem son moda bir kombin olacaktır. 5- KASKET VE FULAR İKİLİSİ: Geçmiş kış sezonundan devam eden aksesuarlar kasket ve fularlar. Bu sezon çekinmeden mutlaka deneyin. Artık her erkek mağazasında istediğiniz modelde aksesuarlar bulunabiliyor. Kasketinizi düz renklerde, kaşkolunuzu ise biraz daha hareketli desende seçebilirsiniz. Diğer bir dip not ise, bu sezon, kahve-siyah, gri-kamel ve lacivert-siyah birliktelikleri çok revaçta. 6- FAVORİ RENKLER VE BAĞLANTILARI Simsiyah giyinmek: Biraz metal ve deri aksesuarlarla birlikte baştan aşağı simsiyah giyinin. Deri eldiven ve deri mont olmazsa olmaz. Lacivert renk çılgınlığı: Kolej akımının başrolünde olan bu renk, takım elbiseden paltoya hatta ayakkabıya kadar bu sezon çok moda. Mutlaka kendinize yünlü, armalı bir kolej ‘blazer’ı alın. Her şeyle kolayca kombinlenir. Kamel ve gri renk birlikteliği: Örneğin, kamel renk bir palto içine gri balıkçı kazak ve altına gri pantolon giyebilirsiniz. Veya gri takım elbise ile kamel rengi kravat takabilirsiniz. Bu sezon mutlaka kamel bir palto edinin.          |
|||||
Â
          Â
          Â
          Â
          Â
 |
|||||||||||
Â
|
|||
| Nargile İçerken Dikkat Edilmesi Gerekenler |
|
|
|
| papakli tarafından yazıldı | |||||||
| Salı, 06 Ocak 2009 18:58 | |||||||
aksine çoğu yeşil nanenin sadece rengi ve yaş iken kokladığınızda kokusu güzeldir. içerken ise hem tıkar, fazla çekemezsiniz hem de nane tadı vermez. kaliteli olup olmadığını anlamanız ise biraz zordur. en mantıklısı tanıdığınız, daha önce tütününü denediğiniz bir yerden almaktır. peki tütünün yeşil ve ıslak olup olmadığını nasıl anlayacaksınız? tütünü satın alırken kutuyu açtırabilirseniz görebilirsiniz. "içerken nasıl anlayacağız?" derseniz nargilenin şişesine bakın, nargile geldikten sonra ilk 10 - 15 dakika içinde şişedeki su * yeşil olmaya başlar. kaldı ki bu rengi görmeden de verdiği tattan ve ferahlıktan da anlaşılabilir. bir de nanenin kahverengi tütünü vardır. bu tütün de ikiye ayrılır kaliteli ve kalitesiz olmak üzere. kalitelisi, yeşil nane kadar olmamakla birlikte hoş bir nane tadı almanızı sağlar. kalitesizi ise bir boka yaramaz. bazı kafeler ucuz diye bundan alırlar ve deyim yerindeyse insanlara kaktırırlar nane diye. ancak içerken ne nane tadı alırsınız ne de boğazınızda ferahlık hissedersiniz. bu elbette tek bir tütün örneğidir. aynı şey elma için de geçerlidir. bir yeşili vardır bir de kırmızısı. bu böyle uzar gider. ayrıca tütün konusunda belirtmek gerekir ki bahreyn meselesine kanılmamalıdır. nargileden çok iyi anlayan ve uzun denilebilecek bir süredir bu işle uğraşan bir büyüğümün anlattığı kadarıyla aktarayım; bahreyn adı verilen tütün aslında nargilede kötü ve tatsız bir tütündür. hiç bir kafe aslında bahreyn tütünü kullanmaz. bahreyn derler çünkü zamanla adı duyulmuştur. bu yüzden bahreyn tütünü isim olarak yaygınlaşmıştır. haliyle satıcılar da tütünü satarlarken bahreyn olarak tanıtırlar. bu yüzden tütünü alırken de kafede sipariş verirken de kaliteyi sorgulamak için bahreyn adını duymak yeterli olmayabilir bazı zamanlar. nargilede dikkat edilmesi gereken bir diğer çok önemli unsur kömürdür. nargile kömürü odun kömürü ve sıkma kömür olmak üzere iki türlüdür *. farkları ise birini kullandığınızda kömürün zehrini de çekmenizdir. bir de şekil farkı vardır. odun kömürünün belli bir şekli yoktur. mangalda kullandığınız kömürün küçüklerine benzer. bu kömür zehirlidir. elbette sobalara atılan kömür gibi değildir ancak yine de zehirlidir. balkonunda nargile içenler için de dezavantajlıdır çünkü geç yanar *. avantajı ise yandıktan sonra sıkma kömüre oranla daha fazla gider. 15 - 20 dakika içinde iki kere sıkma köz değiştiriyorsanız, bir kere bu közden değiştirirsiniz. diğer kömür cinsi olan sıkma kömür ise odun kömürüne göre çok daha sağlıklıdır. şeklinden de rahatça anlaşılır. şekilleri genellikle silindiri andırır. bazıları dikdörtgen şeklindedir ancak fazla rastlanmaz bu şekle. bölmesi kolaydır, köz servisi yaparken uğraştırmaz. evde içmek için idealdir, yakması çok kolaydır. iki tane yakıp yanına üç dört tane yanmamış kömür atarsınız, 10 - 15 dakika içinde hepsi köz haline gelir. ayrıca tamamının yanmasına gerek yoktur, yarım yanmış olarak da koyabilirsiniz. iki nefes çektikten sonra tamamı yanmış olur zaten. dezavantajı ise fazla kül bırakmasıdır. içerken 5 dakikada bir közleri indirip, maşa ile vurup külleri dökdükten sonra tekrar koyabilirsiniz. çünkü o küller fazla miktarda olduğunda alüminyumdaki delikleri tıkayabilir. bir de bunların dışında, 1 ytl bozuk paraların biraz büyüğünü andıran kömürler vardır. o kömürler tömbeki dediğimiz tütün içindir. bilindiği gibi tömbeki içilirken kafaya folyo takılmaz. közler doğrudan tütünün üzerine yerleştirilir. pipo gibi düşünün. söz konusu kömürler de lüle dediğimiz kafaya tam otururlar. nargile tütününün lüleye yerleştirilmesi de çok önemlidir. tütünü doldururken ne tıka basa doldurulmalıdır ne de malzemeden çalınmalıdır. bazen iyi tat verir düşüncesiyle tütün sıkıştırılarak ağzına kadar doldurulur ancak bu bir işe yaramaz. aksine tütün sıkıştığı için lüledeki tütünün tamamını içemezsiniz. tamamını içmeyi geçtim, fazla sıkışan tütün nargile çekildiğinde alüminyumdan lülenin altındaki deliklere doğru olan hava akışını keseceği için tütünü neredeyse hiç içemeyebilirsiniz. bu yüzden tütün lüleye iyice doldurulmalı ancak kuvvet dener gibi bastırılmamalıdır. malzemeden çalıp az koyarsanız da nargile keyfiniz en güzel yerinde bitebilir. boş boş çekip duman üflersiniz. bütün bunların yanı sıra nargile parçalarının her birinin seçimi önemlidir. mesela lülelerin farklı boyları vardır. küçük olanlarla içilen nargile, lüle fazla tütün almadığı için kafelerde içilenlere oranla kısa sürer. evinizde tek başınıza içiyorsanız ideal denebilir. büyük olanlar ise kafelerde kullanılanlardır. en kullanışlı olanlar onlardır. marpuç kafelerdeki gibi büyük olmalıdır. boylarının uzun olmasından çok hortumlarının kalın olması önemlidir. ince hortum çabuk pislenir ve tıkanır. ayrıca marpucun gövdeye bağlandığı kısma, şişenin gövdeye bağlandığı kısma ve lülenin gövdeye takıldığı üst kısma dikkat edilmelidir. bu kısımlar iyice sıkışmalı ve hava almamalıdır. eğer nargile dışarıdan hava alıyorsa siz tütünü değil o dışarıdaki havayı çekersiniz. tütün sadece közlerin sıcaklığı ile yanar durur. nargile takımlarının ise tütün gibi çeşitli olması gerekmektedir. çikolata, kahve gibi ağır tütünlerin marpucunu gidip de sek nane tütünü içeren nargile ile kullanırsanız ne adam akıllı nanenin tadını alabilirsiniz ne de nargileden keyif alabilirsiniz. ayrıca nargilenin parçalarını da düzenli olarak temizlemek gerekir. ancak marpuçların içini temizlerken sudan uzak durulmalıdır. çünkü marpuçların hortumları kalın kartondandır ve su değerse marpucu çöpe atmak zorunda kalırsınız. onları temizlemek için tel gibi bir şey vardır. tüfeklerin namlusunu temizler gibi düşünün. bir de sürekli bahsedilen nargilenin suyuna farklı şeyler katma merakı var. bilinmelidir ki nargilenin suyuna katılan alkol miktarı hiç öyle tahmin edildiği gibi %50 su %50 içki şeklinde değildir. votka örneği ile anlatayım. nargilenin şişesine votka koyacaksanız koymanız gereken miktar votka kapağının üçte biri kadardır. ayrıca hiç bir keyfi yoktur, sadece kafa yapar. hiç denemedim, ancak deneyenlerle konuştuğum kadarıyla tavsiye de etmem. bardağa koyup için daha iyi. gelelim nargile ve süt meselesine. nargile tütünlerinin bazıları için şişeye süt konmasının nargilenin tadına etkisi olduğu söylenir. doğrudur da. kahve, çikolata, muz ve diğer bir kaç tütünde kullanıldığında nargilenin tadına etkisi olur. özellikle kahvede fark edersiniz bu etkiyi. tabii ki şişenin tamamını süt ile doldurmak caiz değildir. yarı süt yarı su konulmalıdır. bunun sebebi * nargileyi çekerken sütün köpürmesidir. şişenin tamamına süt koyduğunuzda köpük gövdeden inen hortumu doldurur, bunun yanı sıra marpuca da kaçabilir. hem nargile tıkanır, içemezsiniz hem de marpuç gider. ve bu uzunca yazıdan sonra kısa kısa nargile içerken dikkat edilmesi gereken şeylere değinmekte de fayda görüyorum. - ilk olarak ne tıka basa doymuş halde ne de aç karnına içilmemelidir. ortalarda bir yerlerde olsanız kafi. ancak hafif tok olmanız tavsiye edilir. - sağa sola hava atmak, arkadaşlarla duman yarışı yapmak uğruna abanılmamalıdır. çünkü nargile tansiyonu yükseltir. baş dönmesine ve baş ağrısına yol açması da bundandır. göz göre göre nargile keyfinizin içine edilmesin diye söyledim. karar sizin. - közler eğer odun kömürü ise ufak konulmalıdır. çünkü bu közlerin sıcaklığı yüksek olur ve çok büyük olursa nargileyi çabuk yakar. sıkma köz ise normal boyutlarda koyabilirsiniz. gözünüze büyük görünse de odun kömürü kadar sıcak olmadığı için problem yaratmaz. - yanmayan nargile tütünü yoktur. eğer köz koymadan içiyorsanız başka tabii. ancak bu yanmayı geciktirmenin, yanarsa soğutmanın yolları vardır. nargileyi bir süre çekmezseniz yanar. bu yüzden çekmeyeceğiniz zaman közleri indirin. yandığında ise * lüleyi maşa yardımı ile çıkarıp gövdeye takılan kısımdan üfleyerek soğutabilirsiniz. üflediğinzde çıkan duman iyice azaldığında tekrar takıp, iyice yerleştirip devam edebilirsiniz. eğer "düşürürüm" derseniz mekandaki nargileciye söylersiniz, o halleder zaten. ancak üflerken dikkat edin, lülenin başı aşağıya doğru olmasın. yukarıya doğru üfleyin. yoksa alüminyum, lüledeki tütünle birlikte fırlayabilir. - nargileyi dinlendirerek içmek hem nargileyi canlı tutar, hem de yanma sürecini uzatır. yarım saat ya da kırkbeş dakika içtikten sonra közleri indirip iki üç dakika kadar dinlendirebilirsiniz. - kalabalık gidildiğinde bir kaç nargile alınırsa siz kendi istediğiniz nargileden için. çünkü üç nargile alındığını farz edersek, her birinden eşit ya da birbirine yakın oranlarda içtiğinizde tatlar karışacaktır. tadımlık deneyebilirsiniz ancak kendi istediğiniz nargileden keyif alabilmeniz için kendi nargilenizi için *. - mideniz bulanırsa, başınız ağrırsa, başınız dönerse zorlamayın. "ben daha fazla içmeyeceğim" diyip bırakın. zaten genellikle bu etkiler 1 - 1:30 saat sonrasında görülür. bu süre zarfında da tütünün %80 - %90’ı gitmiş olur. - eğer açık havada içiyorsanız ve rüzgar varsa kesinlikle koruma isteyin. çünkü nargile en çabuk rüzgarlı havada yanar. ayrıca üstünüz başınız kül olabilir. - eve gidince bir miktar yoğurt yiyin. vücuda alınan zehrin tamamını olmasa da önemli denebilecek bir kısmını atmanıza yardımcı olur.
Sadece kayýtlý kullanýcýlar yorum yazabilir!
Powered by !JoomlaComment 3.26
3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."
|




















